» İspir Tarihçesi

 
 
 

İspir Tarihçesi

Yazar: admin Tarih 25-02-2019, 17:58, Gösterim: 930

0 İSPİR TARİHÇESİ

İlçemiz Çoruh Nehri Kenarında kurulmuş bir yerleşim alanıdır.Karadeniz Bölgesinde yer alır.Büyükbaş hayvancılık ve tarım bölgenin geçiminde önemlidir. Nüfusu 6331 (2010 ADKS) ve yüzölçümü 2100 Km2'dir.İlçe sınırları içerisinde irili ufaklı çok sayıda dağ bulunmaktadır. Kaçkar, Mescit Dağı, 3240 m, Bozan Dağı 2924 m, Sandık Dağı 3186 m, Yassı Dağ 2500 m, Kazancık Dağı 2750 m, Korga Dağı 2364 m, Ayazöldüren Dağı 2500 m, Asniyar Dağı 3040 m, Dilek Dağı 3549 m, Hasan Dağı 2900 m ve Nevse Dağı 3114 m bu dağlardan en önemli olanlarıdır.Dünyanın en hızlı akan nehirlerinden birisi olan Çoruh Nehri İlçemizden geçmektedir.Raftinge uygun bir nehirdir.İlçemizin Deniz Seviyesinden yüksekliği 1229 Metredir.Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolunun geçis noktasında bulunan İlçemiz birçok kültürü bir arada barındırır.İlçemizin Kuzey kesiminde ağırlıklı olarak Karadeniz Kültürü hakim iken güney kesiminde ise Erzurum ve Doğu kültürü mevcuttur. Horon ve Bar oyunları geleneksel halk danslarını oluşturur.Tulum Çalgısı yörede ağırlıklı olarak çalınan enstrümandır, davul ve zurna da kullanılmaktadır.İlçe meyve ve sebze bakımından zengindir.Dut ve dut ürünleri (pestil, pekmez, kuru dut, köme vs.) en önemli geçim kaynaklarından biridir.Bölgede Patentli İspir Fasülyesi yetiştirilmektedir. Tarıma elverişli alanların azlığı ve tarıma olan ilgisizlik gurbet işçiliğini artırmıştır. İlçe halkı genelde fırıncılık yapmaktadır.Arıcılık son yıllarda artmaktadır.İklim Karasal İklim ile Karadeniz iklimi arasında geçiş göstermektedir.Çoruh Nehrinde barajlar ve Çoruh Nehrine birleşen derelerde çok sayıda HES yapılmaktadır.Tarihi yerler İspir Kalesi, Tuğrulşah Camii ve Saltuklu Mezarları Kalıntılarıdır.

İspir ve çevresi tarih öncesi çağlarda son kalkolitik ve özellikle eski Tunç çağından itibaren yoğun yerleşme görmüştür. Tarihi çağlarda ise Hayaşa ve Diauehi krallıklarının hâkimiyet alanında kalmıştır. Bizans döneminde Theodosiopolis Theması içerisinde yer alan İspir, genelde Gürcü-Bizans mücadelesinde rol oynamıştır. Bölge İbrahim Yınal komutasındaki Selçuklu ordusunun 1048 yılındaki Pasinler zaferi ile Selçukluların eline geçmiş, Malazgirt zaferi sonucu kesin olarak Türk yurdu olmuştur.


Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ın komutanlarından Ebû’l- Kasım Saltuk Bey’in Erzurum’da kurduğu Saltuklular Beyliği, kısa sürede sınırlarını genişletip
Erzurum’dan sonra Bayburt, Tercan, Oltu ve Micingerd kazalarını sınırlarına kattığı sırada İspir de buna dahil edilmiştir. Böylece bir süre Saltuklu egemenliği altında kalmış, devletin yıkılışı sonrasında bu defa Erzurum Selçukluları hâkimiyetine girmiştir. Beyliğin kurucusu olan Mugiseddîn Tuğrul Şâh zamanında İspir Çarşı Camii inşa edilmiştir. Yörede daha sonra sırasıyla İlhanlı, Eretnalı, Karakoyunlu, Timurlu, Akkoyunlu ve Gürcü krallığı hâkimiyetleri yaşanmıştır. İspir yöresi, birçok Batılı seyyah tarafından da ziyaret edilmiş ve eserlerine konu olmuştur. 1836 yılında Erzurum’u gezen İngiliz yer bilimcisi Hamilton, bunlardan biri olup eserinde İspir kalesini Çoruh’un sağ kıyısında büyük bir volkanik
kaya üzerine inşa edilmiş yapı olarak tasvir etmiştir.

Yörenin Osmanlı hâkimiyetine geçişi kesin olarak bilinmemekle beraber,1514 Çaldıran seferi sonunda alındığı ve 1515 yılında sancak yapılarak yönetiminin Trabzon atabeyi olan Bayraklu-oğlu’na verildiği kabul edilmektedir.Ancak İspir Sancakbeyi’nin, 1517 yazında Gürcü savaşları esnasında şehit olması ve aynı tarihlerde yazımına devam edilen Kemah ve Bayburt sancaklarının 1516-1518 tarihli tahrir defterinde İspir’in bulunmaması bu konuda iki ayrı görüşün ortaya çıkmasına neden olmuştur. Buna göre, İspir için ayrı bir tahririn yapılmış olma ihtimalinin akla gelebileceği ifade edildiği gibi, burasının devam eden Gürcü savaşları sırasında elden çıkmış olabileceği de ileri sürülmüştür.



Kategori: ---

Sitede kayıtsız olarak olarak gezinmektesiniz.
Sayın ziyaretçimiz size üye olmanızı tavsiye ederiz.